MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince; Dava trafik kazasında sürekli malul kalacak derecede yaralanan davacının işgöremezlik, manevi tazminat ve tedavi giderlerinin tahsili talebinden ibarettir. Mahkemece dava dilekçesinde talep edilen işgöremezlik tazminatı, manevi tazminat ile tedavi giderlerinin tahsiline, ıslah ile artırılan işgöremezlik tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle işgöremezlik tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Yargılamanın devamı sırasında düzenlenen tazminat bilirkişi raporu ile zararın, dava dilekçesi ile istenilenden daha fazla olduğunun tespiti üzerine davacı talebini ıslah etmek sureti ile artırmıştır. Mahkemece, müddeabihin zamanaşımı süresi dolduktan sonra ıslah edildiği gerekçesi ile ıslah edilen miktar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Halbuki davacının ıslah işlemi, yeni bir dava niteliğinde değil; dava dilekçesindeki talebin artırılmasıdır. Bu nedenle dava dilekçesi ile talep edilen hak zamanaşımına uğramamış ise ıslah ile artırılan kısmın da zamanaşımına uğramadığını kabul gerekir.
Islah, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun m.176 ve devamında; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun m. 84 ve devamında düzenlenmiştir. Kanun'un 177/1 maddesinde, (1086 sayılı HUMK'nun m. 84) tahkikatın sona ermesine kadar, ıslahın mümkün olduğu açıkça düzenlenmiştir. Şu durumda, mahkemece, ıslah ile artırılan müddeabihin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) sayılı bentlerde gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA; davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.