MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... Hiz. A.Ş ve ... aleyhine 24/11/2008 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılması istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 29/09/2009 günlü kararın Yargıtay’da incelenmesi davacı vekili Avukat ... tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması da temyize cevap dilekçesiyle davalı ... Hiz. A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/06/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat... ile karşı taraftan davalı ... Hiz. A.Ş vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı site yönetimi, yöneticisi oldukları binaya yakın yerde bulunan aydınlatma direği üzerinde davalılardan ... AŞ tarafından kurulan GSM baz istasyonunun insan sağlığı yönünden tehlike yarattığını, bilimsel verilere uygun olmayan bu istasyonun sökülerek kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı ... Apartmanı Yönetimi tarafından temyiz olunmuştur.
Dava, Köşe Apartman Yönetimi adına açılmış; vekaletname de yönetim adına verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası uyarınca bu tür davaların bağımsız bölüm sahiplerince (kat maliklerince) açılması gerektiğinden; davacı vekilinin yargılama sırasında, davanın gerçek kişi adına takip edildiği belirtilmesinin bir önemi yoktur. Husumet sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile mahkemelerin kendiliğinden gözetmesi gereken bir olgudur.
Yerel mahkemece, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'na göre tüzel kişiliği bulunmayan anayapı yönetiminin bağımsız bölüm sahipleri adına dava açamayacağı gözetilerek, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı ... Hiz. A.Ş'ne yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.