MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili Avukat ...tarafından, davalı SS Koop-18 Konut Yapı Koop. ve diğeri aleyhine 21/09/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalılar tarafından yapılan dolgu nedeni ile davacının yaptığı yola, yol zeminine, yolun çevresine ve istinat duvarlarına müdahalenin önlenmesi, dolgu malzemesinin kaldırılması ve yolun hafriyat dökülmeden önceki durumuna getirilmesi için gereken giderlerin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı tarafından Ankara Asliye 21. Hukuk Hakimliği'nin 2007/29 Değişik İş sayılı kanıt tespiti dosyasında yapılan keşifte alınan bilirkişi kurulu raporunda hasarın, tabi zemin üzerine yığılan malzemenin tabana yapmış olduğu basınçtan kaynaklandığı belirtilmiş; yerel mahkemece 25.12.2008 günü yapılan keşiften sonra düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda ise; davalıların bozulan yola doğrudan bir müdahalelerinin olmadığı, yoldaki bozulmaların yapıma ilişkin teknik eksiklikten kaynaklandığı, dökülen hafriyatla hasar arasında nedensellik bağı bulunmadığı açıklanmış ve raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
Dava konusu olayda doğru bir sonuca varılabilmesi için olay yerinde yeniden keşif yapılarak; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, davalı kooperatifin tabi zemin üzerine inşaat yapmak yerine dolgu malzemesiyle doldurduğu alan üzerine inşaat yapması ile yoldaki bozulma arasında uygun nedensellik bağı bulunup bulunmadığı ve davalılardan ... tarafından yapılan dolgu ile yoldaki bozulma arasında uygun nedensellik bağı olup olmadığı belirlenmeli; davalıların eylemi ile yolun bozulması arasında uygun nedensellik bağı bulunduğunun anlaşılması durumunda tarafların tespit edilecek kusur oranlarına göre karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.