(4721 S. K. m. 661)
Dava ve Karar: Davacı B. P. tarafından, davalı
. İletişim Hiz. A.Ş ve diğerleri aleyhine 27/03/2009 gününde verilen dilekçe ile kaldırılmasının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne ilişkin olarak verilen 04/03/2010 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar
. İletişim Hiz. A.Ş ve Telekomünikasyon A.Ş vekilleri, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı P. Ö. tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/10/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan
İletişim Hiz. A.Ş vekili Avukat F. S.
İletişim Hiz. A.Ş vekili Avukat H. A. geldiler, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı, konutu ile çevredeki diğer binalara yakın yerde bulunan bina üzerine davalı yan tarafından kurulan GSM baz istasyonunun, insan sağlığı ve çevre açısından tehlike yarattığını, Medeni Yasa'nın 661 ve izleyen maddelerindeki düzenlemelere aykırı olduğunu belirterek, baz istasyonunun sökülerek, yarattığı tehlikenin giderilmesini istemiştir.
Davalı yan ise, iddianın kanıtlanması gerektiğini, iddia edilen zararın gerçekleşmediğini, geniş bir halk kitlesine kamu hizmeti sunulduğunu, ilgili yönetmelikte belirtilen kurallara uygun olarak kurulup işletilen baz istasyonunun radyasyon yaymadığım ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya içeriğinden, dava konusu baz istasyonunun yasal izinlerinin bulunduğu, izin belgesinde (sertifikasında) öngörülen güvenlik uzaklıklarına uyulduğu, yapılan ölçümlerde de limit değerlerin aşılmadığı ve davacının konutunun bulunduğu bina ile arasındaki uzaklığın 160-170 metre olduğu anlaşılmaktadır. Bu uzaklığa göre baz istasyonunun, davacı oturduğu bina yönünden de bir tehlike oluşturacağını gösteren somut bir kanıt bulunmadığından, dava konusu baz istasyonunun davacı için tehlike oluşturduğu kabul edilemez. Mahalle muhtarı olan davacının, tüm mahalle adına dava açtığını belirterek istekte bulunması, mahallede oturan diğer kişiler adına dava açma hak ve yetkisi bulunmadığından, hukuki bir sonuç doğurmaz.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının sadece kendi adına dava açtığı kabul edilerek istemin reddedilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılar
İletişim Hiz. A.Ş. ve
. Telekomünikasyon A.Ş yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy