(1086 S. K. m. 428)
Dava: Davacı E. B. ve diğerleri vekili Avukat A. G. A. tarafından, davalı İ. Ş. mirasçıları ve diğeri aleyhine 2.8.2006 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.12.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İ. Ş. mirasçılarıyla davalı E. A. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar İ. Ş. mirasçılarıyla E. A.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalılar İ. Ş. mirasçılarıyla E. A.'nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir, yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar İ. Ş. mirasçılarıyla E. A. tarafından temyiz edilmiştir.
a- Davaya konu trafik kazası sebebiyle HDI Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı E. B., 20.6.2006 tarihinde maluliyet zararına yönelik olarak 50903 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin güncellenmeden tazminat miktarından mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Tazminatın denkleştirilmesi prensibi uyarınca sigorta ödemesinin yapıldığı tarihle mahsup yapılan tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak sigorta ödemesi güncellenmeli ve güncellenmiş bu hali tazminat miktarından mahsup edilmelidir, yerel mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
b- Dosya arasına giren bilgi ve belgelerden; davacı E. B.le davalı E. A.'nin arkadaş olduğu, anılan davacının davalı E. A.'nin sürücüsü olduğu araca gezmek amacıyla ücretsiz olarak bindiği gezme dönüşü meydana gelen trafik kazasında yaralandığı anlaşılmaktadır.
Davacı E. B.in davalı E. A.'nin sürücüsü olduğu araçta hatır yolcusu olarak bulunduğu anlaşıldığına göre yerel mahkemece hatır taşıması sebebiyle zarar tutarından uygun bir indirim yapılması gerekirken bu hususa uyulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
C- Yerel mahkemece benimsenen ve tedavi giderine yönelik aldırılan bilirkişi raporu içeriğinden davacı E. B. için yapılan faturalı tedavi gideri toplamının 7058 TL olduğu, mahkemece 23.11.2009 tarihli dilekçeyle ıslah olunan bu miktara karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı araç sigortası HDI Sigorta Anonim Şirketi tarafından 17.7.2006 tarihinde 13083tl tedavi gideri ödemesi yapıldığı, bu ödemenin mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tedavi giderlerine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde talep olunan tedavi giderinin sigorta ödemesiyle karşılandığı anlaşıldığına göre bu istek kısmı için yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2/a, b, c) numaralı bentte açıklanan sebeple davalılar İ. Ş. mirasçılarıyla E. A. yararına BOZULMASINA, davalı İ. Ş. mirasçılarıyla davalı E. A.'nin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine 05.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy