(1086 S. K. m. 9, 21) (4721 S. K. m. 25)
Dava: Davacı A.K. tarafından, davalı Y.G. aleyhine 10.02.2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dair verilen 18.03.2010 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 9. maddesi gereğince her dava, yasada aksine bir düzenleme bulunmadıkça, davanın açıldığı günde davalının Medeni Yasa gereğince yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görülür. Daha özel bir düzenleme içeren aynı yasanın 21. maddesi gereğince de haksız eylemden doğan dava, haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde açılabilir. Ayrıca, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın 25/son maddesi gereğince davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Böyle bir durumda davayı hangi mahkemede açacağı konusunda seçimlik hakkı bulunan davacı, davasını dilerse davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde, dilerse haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde veya kendi yerleşim yeri mahkemesinde açabilir.
Dosya içeriğinden, icra takibinin Malatya icra dairesinde başlatıldığı, karşılıksız çek düzenlemek suçuna ilişkin davaya Malatya Asliye 1. Ceza Mahkemesi'nce bakılarak davacının cezalandırıldığı, icra takibine konu olan çek bedelini ödediği halde davalının hakkındaki şikayetten vazgeçmemesi nedeniyle karşılıksız çek düzenlemek suçundan dolayı Erzurum Kapalı Cezaevine konulduğunu belirten davacının yerleşim yerinin Erzurum olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup haksız eylem nedenine dayanmaktadır. Haksız eylem, davacının cezaevine konulduğu Erzurum ilinde gerçekleştiğine ve davacının yerleşim yeri Erzurum olduğuna göre, Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açan davacının, seçimlik hakkını haksız eylemin geçekleştiği yer mahkemesinde dava açmak suretiyle doğru olarak kullandığı sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalının yetki itirazının reddiyle işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy