(818 S. K. m. 43, 45)
Dava: Davacı D. Y. (kendisine asaleten çocukları S. Y. ve E. Y.'e velayeten) vekili tarafından, davalı E. G. ve diğerleri aleyhine 13.5.2009 gününde verilen dilekçeyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.4.2010 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar E. G. ve E. K. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalıların diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, trafik kazası sebebiyle ölümden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir, yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar E. G. ve E. K. tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen kazada desteklerinin yaşamını yitirdiğini ileri sürerek uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar, kusur ve sorumlulukları olmadığını, istemin reddi gerektiğini savunmuşlardır, yerel mahkemece, istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 7.11.2005 tarihli raporuna göre; kişinin ölümü kendisinde mevcut beyin damar hastalığının olayın efor ve stresiyle aktive olmasından gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, olaydan sonra rahatsızlanıp iyileşemeden öldüğü gözetildiğinde olayla ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince yargıç, tazminatın biçimini ve tutarını belirlerken, kusur yanında durumun özelliklerini de göz önünde tutmak zorundadır. Bu özel durumlara; zarar görenin bölüşük kusuru, zarar tutarının önceden saptanamaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hak ve adalet düşüncesi, olayın oluş biçimi, zarar görenin zararın artmaması için aldığı önlemler, zarar görende var olan bedensel bir rahatsızlığın zarara etkisi gibi olguların girdiği kabul edilmektedir.
Yerel mahkemece, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin raporu uyarınca, davacılar desteğinin yaşamını yitirmesinde kendinde var olan bedensel rahatsızlığının etkisi nedeni ile ve yukarda açıklanan özel durumlar gözetilerek, saptanan tazminat tutarlarından Borçlar Yasası'nın 43.maddesi gereğince, uygun bir miktar indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2) sayılı bentte gösterilen sebeplerle davalılar E. G. ve E. K. yararına BOZULMASINA, (1) sayılı bentte gösterilen sebeplerle davalıların diğer itirazlarının reddine ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy