(818 S. K. 43) (4721 S. K. m. 1007)
Dava ve Karar: Davacı Bayındırlık ve Iskan Bakanlığı vekili A.Y.U. tarafından, davalı T.N. ve diğerleri aleyhine 27/05/2008-15/06/2009 gününde verilen dilekçeler ile haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın dava ve birleşen dava ile rücuan tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemece dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2009 günlü kararın Yargıtay da duruşmalı olarak incelenmesi davalı H. T. T., duruşmasız olarak incelenmesinde davacı ve davalılardan T. N. ve N. G. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 11/10/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı H. T. T. vekili gelmedi karşı taraftan davacı hazine vekili Avukat U. S. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ile davalılardan T. N. ve N. G. temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı Hikmet T. T. temyiz itirazlarına gelince: Dava, rücu an tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava ve birlemen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davacı ile aleyhine hüküm kumlan davalılar T. N., N. G. ve H. T. T. etmişlerdir.
Davacı idare, TMK 1007. maddesine dayalı olarak tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararı ödediğinden, Tapu Sicil Müdürlüğü görevlileri ile yanlış bildirimde bulunmak suretiyle yanılgıya neden olan ve yanlış taşınmazların satım işlemini yaparak sebepsiz yere zenginleşen eski maliklerden rücuan ödenenin tahsilini istemiştir.
Davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü görevlileri, tapudaki yanlışlığın davalı Hikmet'in eyleminden kaynaklandığını bu kişinin sebepsiz yere zenginleştiğini, davacı idarenin tazminat ödediği kişinin, durumu bilerek taşınmazı satın aldığını kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini ve hakkaniyet indirimi yapılmasını savunmuşlardır.
Davalı eski malik M.U., taşınmazı aldığı şartlarda sattığını, adına yanlış tescil yapılan kişi olmayıp iyi niyetli bulunduğunu zarara neden olmadığından davanın reddini savunmuştur.
Davalı eski ve ilk malik H. zamanaşımı definde bulunmuş, Polis Bakım ve Yardım Sandığından yirmi yıl önce taşınmazı satın aldığını aldığından daha ucuz bedelle başkasına sattığını bu nedenle zenginleşmediğini, iade halinde zenginleşmeden önceki durumundan daha kötü duruma düşeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Yerel mahkeme, Tapu Sicil Müdürlüğü görevlilerinin ve davalı H.T.T. kusurlu olduklarını kabul ederek bu davalılar yönünden kusur oranlarını ve BK. 43. maddesini gözeterek istemi kısmen kabul etmiştir.
Dava rücuan tazminat istemine ilişkin olup davacı rücuya tabi miktarları 20/07/2007 ve 25/10/2007 tarihlerinde ödemiştir. Rücunun dayanağı haksız fiil olduğundan, haksız fiillerde aranan bir yıllık zamanaşımı süresinin rücu davasında da uygulanması gerekir. Zamanaşımının başlangıç zamanı ise zararın ödendiği tarihtir. Su durumda, birleşen ve davalı H. T. T. aleyhine açılan davanın 12/06/2009 tarihinde açıldığı gözetildiğinde bu davalı hakkındaki davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı idare dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan sonra adı geçen davalı aleyhine birleşen davayı açmış ise de, bu rapor olmasa da adı geçen davalının sorumlulardan olduğunu bilebilecek durumdadır. Bu nedenle, davalı H. T. T.'in sürede ve usulünce zamanaşımı definde bulunduğu gözetilerek, bu davalı hakkındaki davanın zamanaşımından reddi gerekirken yanlış değerlendirme ile kısmen sorumluluğuna hükmolunması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı H. T. T. yararına bozulmasına, davacı ile davalılardan T. N. ve N. G. temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan H. T. T. peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy