(818 S. K. m. 44)
Dava: Davacı S. Ö. vekili tarafından, davalı Ö. Maliye Hazinesi aleyhine 11.9.2008 gününde verilen dilekçeyle haksız tedbir sebebiyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.5.2010 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi B. Ç. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Diğer temyiz itirazına gelince; dava, kaçakçılık iddiasıyla el konulan hayvanların sermaye bedeliyle birlikte kefalet olarak yatırılan tutarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 22.4.1999 tarihinde gözaltına alınıp tutuklandığı ve akabinde kefaletle serbest bırakıldığını, 19 adet büyükbaş hayvanına el konulduğunu, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla beraat ettiğini ve hayvanların iadesine karar verildiğini, ancak beraat kararı yokluğunda verildiği ve kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürerek kefalet bedeli ile 19 büyük baş hayvanı için maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece davacının kusuru bulunmadığı halde hayvanlarına el konulduğu, ceza yargılamasında davacıların toplu hayvan kaçakçılığı suçundan beraatlerine ve hayvanların iadesine karar verildiği, kusuru olmadığı halde hayvanlarından istifade edemediğinden: 19 hayvanın canlı hayvan değeriyle işletilemeyen sermaye bedeli olarak maddi tazminat talebinin kabulüyle, kefalet ücretinin tazminat alacağı olarak iadesi mümkün olmadığından bu konudaki talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davaya konu 19 hayvana güvenlik güçleri tarafından kaçakçılıkla mücadele çalışmaları sebebiyle el konulduğu, davacı tarafından ceza dosyasına sunulan 22.4.1999 tarihli menşei şahadetnamesinde hayvanların 11 olarak belirtildiği, satıcı B. Ö. tanık olarak verdiği ifadesinde: S. Ö.'e 19 değil 11 adet hayvan sattığını belirttiği anlaşılmıştır. Hayvanların tümünün menşei şahadetnamesi olmaması, zararlı sonucun meydana gelmesinde bölüşük kusur olarak kabul edilmelidir. Şu durumda, B.K.nun 44/1 inci maddesi uyarınca zarar miktarından uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken bu konunun düşünülmemiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda (2) sayılı bentte gösterilen sebeplerle bozulmasına, öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan sebeplerle reddine, 15.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy