(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Y. B.ve diğeri vekili tarafından, davalı H. B.'na velayeten M. B. aleyhine 31.5.2005 gününde verilen dilekçeyle haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.3.2009 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, haksız eylem sebebiyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir, yerel mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından olayın faili H. B.'nun haksız eylemine dayalı manevi tazminat isteminde bulunulmuş, davalı olarak velayeten M. B. gösterilmiştir.
Davalı H., 28.8.1989 doğumlu olup 28.8.2007 tarihinde 18 yaşını doldurmuştur. 28.1.2009 tarihli celsede, davalı vekilinin vefat etmiş olduğu belirtilerek Baroya yazı yazılmış davalı asile vekilinin vefatı ve duruşma gününün tebliğ edilmesi istenmiştir. Bir sonraki celsede M. B. hazır bulunmuş ve hüküm verilmiştir. Söz konusu tarihte H. B. reşit olduğundan babası M. B.'nun kendisini temsil yetkisi kalmamıştır. Davalı H. B.'na tebligat çıkarılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilip karar verilmesi gerekirken buna uyulmaması usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy