(818 S. K. m. 113, 131)
Dava: Davacı A.B. vekili Avukat F.P. tarafından, davalı K. İnş. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 22.06.2007 gününde verilen dilekçe ile faiz alacağının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, faiz alacağına ilişkin olup yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi amacıyla açtığı davada faiz konusunda karar verilmediğini ileri sürerek, önceki davada kabul edilen tazminatların faizinin davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar ise, faiz alacağının zamanaşımına uğradığını, bu konuda icra dosyasında ileri sürülen şikayet kabul edilerek faiz isteminin iptaline ilişkin olarak verilen kararın kesin hüküm oluşturduğunu, ilk davada fazlaya ilişkin hak saklı tutulmadığından faiz isteminden vazgeçildiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkeme, fer'i bir alacak olan faiz alacağının, Borçlar Yasası'nın 113. maddesi gereğince, asıl alacak ödeninceye kadar her zaman istenebileceği gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Faiz alacağı fer'i nitelikte alacaklardan olup asıl alacağa bağlı, onun varlığı ile doğup işleyen ancak, ondan bağımsız bir alacaktır. Bu niteliği gereği de ayrı bir davanın konusunu oluşturabilir. Borçlar Yasası'nın 131. maddesinde asıl alacağın fer'i niteliğindeki alacaklara ilişkin zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Buna göre, asıl alacak hakkında zamanaşımı süresi gerçekleşmiş ise, faiz ve diğer fer'i alacaklar hakkında da zamanaşımı gerçekleşir.
Yerel mahkemece, haksız eylem niteliğindeki olayın bağlı olduğu zamanaşımı süresi gözetilerek, faiz alacağının da zamanaşımına uğradığı sonucuna varılıp istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy