(1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından, davalı M. K. aleyhine 23/11/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/04/2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, rücuen tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 14.07.2010 gün ve 2009/12847-2010/8677 Karar sayılı ilamı ile ... aynı olay nedeni ile ölenin anne ve babası tarafından Ş. ile Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan manevi tazminat davası sonucunda davalı manevi tazminat ödemeye mahkum edilmiş olup 13.04.2006 günü manevi tazminat tutarını ödemiştir. Rücu edilen tazminat tutarı içinde de aynı olaydan dolayı AYİM tarafından hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı da bulunduğu anlaşılmakta olup manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereği davalının yeniden manevi tazminat ile sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekir... gerekçesi ile bozulması üzerine, manevi tazminat istemi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, dava dışı hak sahiplerine ödediği 17.300,78 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece istemin kabulüne dair verilen kararın dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyularak davacının manevi tazminat isteminin tüm olarak reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 388. maddesi uyarınca ... Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir...
Davacının istemi, maddi ve manevi tazminat tutarının davalıdan ödetilmesine karar verilmesi olup, tazminat tutarından manevi tazminata yönelik istemin reddi gerektiği yönünde kararın bozulmasından sonra bozmaya uyulmasına karşın davacının isteminin hangi bölümünün kabul, hangi bölümünün ise ret edildiğinin anlaşılmayacak biçimde manevi tazminat isteminin tüm olarak reddine biçiminde karar verilmiş bulunması ve bu miktara uygun masraf ve vekalet ücretinin karar altına alınmaması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy