(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı Perihan Mağden vekili Avukat Hatice Ucum tarafından, davalı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. vd. aleyhine 09.04.2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16.06.2011 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı vekili, Hürriyet Gazetesinin 03.03.2010 tarihli nüshasında davalılardan Ayşe Arman'ın kaleme aldığı yazıda müvekkilinin Ali ile Ramazan adlı eserine övgüler dizdiğini ancak yazısını ama tabi bu Perihan Mağden'in insan olarak 5 para etmez biri olduğu gerçeğini ne yazık ki değiştirmiyor şeklinde bir ifade ile bitirildiğini, bu yazı ile müvekkilinin kişilik haklarına ağır saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının gazetedeki köşe yazılarında iğneleyici üslubu ile pek çok polemiğin tarafı olduğunu müvekkilinin sadece yazının son kısmında davacının tüm hakaretlerine karşılık tek cümlelik yanıt verdiğini kişilik haklarının ihlalinin söz konusu olmadığını söyleyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların birbirlerine ait yayın kuruluşlarında karşılıklı sataşmalarda bulundukları, bu sataşmaların ölçüsü, karşılıklı tutum ve davranışlarının rekabet ortamında değerlendirildiğinde manevi tazminat talep etme hakkının doğmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu yayında, davacı tarafından yazılan Ali ile Ramazan adlı kitap övüldükten sonra yazının son kısmında ama tabi bu Perihan Mağden'in insan olarak 5 para etmez biri olduğu gerçeğini ne yazık ki değiştirmiyor şeklinde bir ifade kullanılmıştır. Dava konusu köşe yazısında bu konunun anlatımı sırasında, basının haber verme, olayın yorum ve eleştirisini yapma görevi sınırları aşılarak, doğrudan davacının şahsını hedef alan, onun kişisel özellikleri aşağılayıcı, yanlış anlamaya yol açan ve anlatılmak istenen konunun amacına uygun düşmeyen ifadelere yer verilmiştir. Bu kapsamda davalının yazısında özle biçim arasındaki dengenin bozularak davacının kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde zarar verildiği kabul edilmeli ve sadece bu yazıdan dolayı hukuken sorumluluğu olan davalılar uygun miktarda manevi tazminatla sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.11.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 20.11.2012
Full & Egal Universal Law Academy