MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Hiz. A.Ş aleyhine 14/07/2009 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılması istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 29/04/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/02/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacı ... tarafından açılan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, dava açılmasına davalının yol açtığı benimsenerek davacı ... yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin de davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Davacı ... yanında davaya müdahil olarak katılan müdahil davacılar yönünden ise; ‘…müdahil davacılar tarafından açılan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına, müdahil davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına…’ biçiminde karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen baz istasyonu, yargılama aşamasında kaldırılmış ve açılan dava, konusuz kalmıştır. Bu nedenle yerel mahkemece, dava açılmasına davalının yol açtığı benimsenerek davacı ... yararına vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin de davalının üzerinde bırakılması yönünde karar verilmiş olması doğru ve yerinde görülmüştür. Ancak; yerel mahkemece, ‘…müdahil davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına…” biçiminde karar verilmiş olmasına rağmen, davacı tarafından yapılan ve davalının üzerinde bırakılan yargılama
giderlerinin hesaplanması sırasında davaya davacı yanında katılan müdahil davacıların, yatırmış olduğu 15,60 TL başvuru harcı da yargılama giderlerine dahil edilmiş ve davacı tarafından yapılan yargılama giderleri de fazla hesaplanarak davalının fazla yargılama gideri ile sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının, davacı tarafından yapılan ve davalı üzerinde bırakılan 4. bendinde yer alan “…57,5…” biçimindeki sayıların silinmesine, yerine “…30,50…” biçimindeki sayıların yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin, davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy