MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Genel Müdürlüğü vd. aleyhine 07/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar temsilcileri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava,kaçakçılık şüphesiyle el konulan ve iade olunamayan hayvan bedeli ile yoksun kalınan kar mahrumiyeti zararının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davalılar birlikte ve süresinde verdikleri cevap dilekçesinde davanın zamanaşımı nedeniyi reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, yoksun kalınan kar mahrumiyetine yönelik istemin şartları oluşmadığından reddine, hayvan bedeline yönelik istemin kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacıya ait 198 adet küçükbaş hayvana 08/05/2000 tarihinde kaçakçılık şüphesiyle el konulduğu, kaçakçılık suçundan yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hayvanların davacıya iadesine dair verilen kararın yargısal denetimden geçerek 09/05/2002 tarihinde kesinleştiği ancak hayvanların davacıya iade edilmediği anlaşılmaktadır.
Davalıların haksız el koyma ile vermiş oldukları zarardan ötürü haksız eylem kuralları gereğince sorumlu olduklarından, haklarında uygulanacak zamanaşımı süresi Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleridir. Zamanaşımı zarara uğrayanın, zararı ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar.
Dosya içeriğinden, ceza davasının kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı gün arasında bir yıldan fazla sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular ve davalıların zamanaşımı defi'ne karşı davacının usule ilişkin bir itirazda bulunmamış olması da gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeni ile reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 15/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy