MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... ve Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/01/2009 gününde verilen dilekçe ile ziynet eşyalarının iadesi veya bedelinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacının davalı kayınpederi tarafından alınan ziynet eşyalarının iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Adı geçen davalıya yargılama sırasında dava dilekçesi ve duruşma günü için çıkarılan ilk davetiyenin yurtdışında olduğundan bahisle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca hakim “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmünü düzenlemektedir.
Şu durumda, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip; kendisi hakkındaki yargılama ile ilgili bilgi verilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy