MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ...... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 12/01/2007 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının davalılardan ...'e yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının davalılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, ölen hasta yakınlarına davacı idare tarafından ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, ceza yargılaması sonucunda davalı doktor ...'ın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme neden olmak suçundan 2/8 oranında kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kural olarak, ceza mahkemesinin beraete ve kusur oranına ilişkin saptaması hukuk mahkemesini bağlayıcı değildir. Ancak, mahkumiyet halinde, hukuka aykırılığın varlığı noktasında ceza mahkemesi kararı, hukuk mahkemesini de bağlayıcıdır.(BK.53 m.). Çünkü, suçun öğelerinden biri de hukuka aykırılıktır. Artık, hukuk yargılaması sırasında, haksız eylemin hukuka aykırılık öğesinin varlığı tartışılamaz. Davalı ...'ın kusurlu bulunarak kesinleşen mahkumiyet kararı karşısında artık davalının kusursuz olduğu kabul edilemez. Şu halde, mahkemece olayın özellikleri de değerlendirilerek davacının zarar görene ödediği tazminatın uygun bir miktarının adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... yönünden BOZULMASINA, davacının davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine 11/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy