MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/10/2003 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak davacı ... için 2.854,36-TL, davacı ... için 2.464,82-TL maddi tazminata ve davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL manevi tazminata karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda davacı ... için 2.870,76-TL, davacı ... için 2.904,90-TL maddi tazminata ve davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 2.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş ve böylece kısa karar ile gerekçeli karar arasında davacı olarak bldirilen isimler ile hüküm altına alınan miktarlar yönünden açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Şu halde, karar belirtilen nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma biçimine göre, öteki temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy