MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/09/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 04/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/02/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Davalının dava dışı bir şirketle arasında devam eden ticari bir dava nedeniyle yaptığı basın toplantısı sırasında "Neden böyle oldu ? çünkü Ticaret Mahkemesi Başkanlığı yapan avukat, aynı koridorda yıllarca görev yapmış insanlar hakimi etkiledi. Mahkeme gününe gelmeden en az 15-20 gün hergün içeride. Bunu bizde takip ettik, bizimde kendimize göre burada işlerimiz var, avukatlarımız var, dosyalarımız var...Peki sayın hakim neden böyle karar verdiniz...ben adalete inanıyorum sana değil, ama adaleti yanılttınız...Sayın hakimim birlikte oturup kahve içtiğin insanın hatırını mı dinleyecen, sıradan şarkıcı ...'nun hatırını mı..." şeklindeki sözleri davacının mesleki saygınlığını zedeleyecek hatır ve gönül ilişkileri ile mesleğini yürüten hakim gibi gözetilerek kişilik haklarına haksız saldırıyı oluşturduğundan çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 29/02/2012
Full & Egal Universal Law Academy