MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ...... tarafından, davalı ... aleyhine 26/05/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız el koyma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, haksız el koyma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda; olay günü devriye ekiplerince yapılan aramada davacıya ait kamyonetin içindeki 1.650 kg.......in faturası ve sevk irsaliyesi olmadığından dolayı davacıya ait araca ve şekere el konulmuş, Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sonucunda ...... suçundan dolayı ...... davası açılmıştır. ...... mahkemesince yapılan yargılama sırasında suça konu......e ait fatura ve belgeler dosyaya sunulmuş, belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda da ...... mahkemesince suça konu......in faturalı olduğu, kaçak olmadığı belirlenerek beraat kararı verilmiştir. Davacıya ait araca, 21/09/2004 günü el konulmuş, davacı, ...... davasının yargılaması sırasında bankadan aldığı, 19.000 TL teminat mektubunu vererek el konulan aracını 01.10.2004 günü teslim almıştır. Davacının aracına 10 gün süre ile el konulmuştur. Davacı eldeki bu davada; aracına ve aracında yüklü bulunan......ine haksız yere el konulduğunu, aracını teslim alabilmek için bankadan teminat mektubu aldığını, bunun için masraf yaptığını, gelir kaybına uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir.
a)Uyuşmazlık konusu olay haksız eylem niteliğinde olup taraflar arasında ticari bir ilişki de bulunmadığından olayda uygulanacak faiz ölçüsü ticari faiz olmayıp yasal faizdir. Yerel mahkemece benimsenen ve karara esas alınan bilirkişi raporunda ise ticari faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Yerel mahkemece, bu yön gözetilmeyerek davalının ticari faiz ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Borçlar Yasası'nın 104/son maddesi gereğince, geçmiş günler faizinin ödenmesinde gecikme nedeniyle faiz yürütülemez. Yerel mahkemece, asıl alacağa (müddeabihe) dönüşmüş olan işlemiş faiz alacağına yeniden faiz yürütülecek biçimde karar verilmiş olması da faize faiz yürütülemeyeceğine ilişkin Borçlar Yasası'nın 104/son maddesine uygun düşmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
c)Yerel mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi ve raporun düzenlendiği tarihe kadar faiz hesaplanmış olması da uygun görülmemiştir. Şu durumda yerel mahkemece davacının uğramış olduğu zararın, dava dilekçesinde istenen zarar ......lerine, isteğe ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
d)Dava konusu olayda; davacının da malına el konulduğu sırada fatura ve sevk irsaliyesini ibraz edememesi nedeniyle kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda yerel mahkemece, davacının da bölüşük kusuru olduğunun kabulü ile belirlenecek zarardan bu nedenle uygun miktarda indirim yapılması gerekirken açıklanan bu yön gözetilmeden karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b, c ve d) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine 21/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy