MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/10/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, resmi nikahlı eşi ile evli olduğu dönemde davalının eşi ile ilişki yaşadığını, evli olduğunu bilmesine rağmen ayrı bir evde yaşamaya devam ettiklerini, bu yüzden boşanmak zorunda kaldığını belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının davacının eşi ile evli olduğu dönemde ilişki yaşadığı,...Aile Mahkemesi kararı ile davacının eşinin sadakatsizliği nedeniyle boşanmalarına karar verildiği ve kesinleştiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ile dava dışı eşinin .... Aile Mahkemesinin 2008/1163-2009/730 esas karar sayılı boşanma kararı ile; müşterek hayatın temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verildiği, eşin davacıya 10.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
BK'nun 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar gören dilediği taktirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını istiyebileceği düzenleme altına alınmıştır. Aynı hüküm, 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir.
Davacının eşi, boşanmalarına karar verilen mahkeme ilamı ile sadakatsiz tutum ve davranışları nedeniyle davacıya 10.000,00 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.
Şu durumda, davalı ile dava dışı eşin birlikte neden oldukları zarar nedeni ile davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiş bulunmasına göre, konusu ve hukuki sebebi aynı olan eldeki davada hüküm altına alınan tazminat ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ödetilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmamış ise de bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yurarıda (2) no'lu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının (1) no'lu bendinde yer alan "...5.000,00 TL manevi tazminatın" sözcüklerinden sonra gelmek üzere; ".... Aile Mahkemesinin 2008/1163-2009/730 esas karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere" cümlesinin eklenmesine, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) no'lu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy