MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ..... aleyhine 12/01/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, öncelikle pasif husumet yokluğu gerekçesi ile dava reddedilmiş; ayrıca zamanaşımı süresinin geçtiği ve yine esas bakımından da reddedilmesi gerektiği de belirtilmiştir. Bir davanın hem husumetten, hem zamanaşımı yönünden, hem de esastan reddi usul hukukuna uygun düşmemektedir.
Mahkemenin 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13/3. maddesine aykırı yorumla pasif husumet düşmeyeceği şeklindeki gerekçe ile verilen husumetten ret kararı doğru görülmediği gibi, yine dava konusu haber yasal unsurlarının oluşması halinde 5237 sayılı TCK’nun 267. maddesinde düzenlenmiş bulunan iftira suçunu oluşturabilecek nitelikte bulunduğundan, bu durumda ise, ceza zamanaşımı uygulanacağından mahkemenin zamanaşımı konusundaki değerlendirmesi de yerinde değildir. Ne var ki, davanın esastan reddine dair gerekçesi yerinde bulunduğundan sonucu itibariyle doğru olan kararın bu nedenle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy