(818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı A.H. vekili tarafından, davalı C.A. vd. aleyhine 30/04/2010 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı işlemin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/10/2011 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın davalılardan Y.C.C. tarafından diğer davalılara satışının yapıldığı; satış işlemi sırasında, taşınmaz üzerindeki haciz şerhinin kaldırıldığı yönünde icra müdürlüğünün bir yazısının sunulduğu; ancak, daha sonra belgenin sahte olduğunun anlaşıldığı ve bu nedenle satan davalı hakkında, sahtecilik ve dolandırıcılık isnatları ile açılan ceza davasının derdest bulunduğu; taşınmazı satın alan davalıların başvuruları üzerine, haciz şerhinin mahkeme tarafından kaldırıldığı; satış işleminden kısa bir süre sonra; satın alan davalılar tarafından, taşınmazın değerinin vergi hukuku pişmanlık hükümleri uyarınca yeniden ve emsal değerine uygun olarak tapu dairesine bildirildiği; taşınmazı satan davalı ile satın alan davalıların, emlak komisyoncusu tarafından bir araya getirildiği; dava konusu taşınmaz satım işlemi dışında, aralarında bir ilişki bulunmadığı; elden yapılan ödemelerin, satın alan davalılardan K.A. adına olan banka hesap kayıtları ile de tevsik edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayın, açıklanan gelişim biçimi karşısında; davalı tarafların, üçüncü kişilere zarar vermek amacıyla dava konusu satım işlemini gerçekleştirmedikleri; taraflar arasında gerçek bir taşınmaz satımı ilişkisinin mevcut olduğu benimsenmelidir. Şu durumda, muvazaadan söz edilemez. Mahkemece, davanın reddi gerekir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 31.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy