MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 03/01/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ...'ın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... ile davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalılar ..., ... ve ...'ın malikleri ve sürücüsü oldukları araçların karıştığı kaza sonucu davalı ...'un aracında yolcu olarak bulunan davacının eşinin vefat ettiğini belirterek, manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan kusurları oranında müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının eşinin yolcu olarak bulunduğu aracın, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçlarla çarpışması sonucu davacının eşi ölmüştür ve alınan bilirkişi raporlarına göre tüm davalıların kusurlu oldukları sabittir. Davacı, davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucu zarar gördüğünden, tüm davalılar 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 61.maddesi gereğince zincirleme sorumludurlar. Zincirleme sorumlulukta olaya birlikte sebebiyet verenlerin olaydaki sorumlulukları oranında tazminata hükmedilemez; sorumluların hepsi tazminatın tamamından sorumludur. Davacının eşi yolcu olup bu olayda kusuru olmadığına göre, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 163. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü zincirleme sorumlulardan birine karşı açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsine karşı açacağı tek dava ile de isteyebilir. Davacı vekili dava dilekçesinde, kazaya sebep olan davalılar hakkında zincirleme (müteselsil)
sorumluluk hükümlerine göre istekte bulunmuştur. Mahkemece buna rağmen yazılı olduğu şekilde belirlenen tazminatın davalıların kusur oranlarına göre tahsil edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan "kusurları oranında müteselsilen" biçimindeki sözcük dizisinin silinerek yerine "müştereken ve müteselsilen" ibaresinin eklenmesine; davalılar ... ve ...'ın tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.