MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ...... tarafından, davalı ....... İnşaat Nakliyat Taah. San ve Tic. Ltd. Şti vd aleyhine 09/07/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/09/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, sürücü olan davalının tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından dolayı uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, usul ve esas yönden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacının malul kalacak biçimde yaralandığı kabul olunarak hesaplanan tedavi harcamaları, geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı ile birlikte manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Davacı, uğradığı manevi zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiş olup, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın istem gibi olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken faiz istemi hakkında bir karar verilmemiş bulunması doğru değil ise de anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat ödetilmesi ile ilgili (3) nolu bendinde yer alan "…15.000,00TL manevi tazminatın…” sayı ve sözcüklerinden sonra gelmek üzere “…olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte…” sözcük dizisinin eklenmesine, davalıların tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy