MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Davacı ... (....) vekili Avukat ... tarafından, davalılar... vdl aleyhine 26/03/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yargı kararlarının uygulanmaması suretiyle kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezince kabul edilen toplu taşıma ücretlerinin yeniden belirlenmesine ilişkin kararın iptali istemi ile açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, yine federasyona bağlı Tüketici Hakları Derneği tarafından 2004/212 sayılı kararın iptali istemi ile açılan davanın kabul ile sonuçlandığını, ancak bu iptal kararlarını uygulamakla yükümlü olan .... Genel Müdürlüğü ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davalıların üye olarak görev yaptığı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (...)'nin bu iptal kararlarını uygulamadığını, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine aykırı olarak hareket edilmek suretiyle federasyonun kişilik haklarının ihlal edildiğini beyanla, uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir.
Davalılar; haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar tarafından davacı federasyonun kişilik haklarına yönelik herhangi bir eylem veya ifadede bulunulmadığı ve bu yönde bir karar da alınmadığı, söz konusu yargı kararlarının uygulanıp uygulanmaması bakımından davacı federasyonun manevi zararının söz konusu olmayacağı, gerçek kişi davalılar hakkında açılmış olan eldeki davada İYUK 28. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, zarar koşulunun bulunmaması nedeniyle tazminata mahal olmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacı federasyona bağlı Tüketici Hakları Derneği tarafından ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nce kabul edilen 24/12/2004 tarih 2004/35 sayılı kararın ve bunu onaylayan.... Genel Müdürlüğü İdare Encümeni'nin 28/12/2004 tarih 2004/212 sayılı kararının iptali istemi ile ... 2. İdare Mahkemesi'nin 2009/900 Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın kabulüne karar verildiği, yine ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nce kabul edilen ve Belediye Başkanı'nca onanan 09/10/2008 tarih ve 2008/25 karar sayılı 15/10/2008 uygulama tarihli toplu taşıma ücretlerinin yeniden belirlenmesine ilişkin kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile ... 9. İdare Mahkemesi'nin 2009/2100 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararların ilgili idareye tebliğ edildiği, ancak kararların gereğinin, kararların gerekçesinde öngörülen ve gösterilen şekilde yerine getirilmediği, idari işlemlerin iptaline yol açan ve iptal kararlarında açıkça söz konusu işlemleri hukuka aykırı hale getirdiği belirtilen aynı yöntemle alınan 02/03/2010 tarihli kararla, iptal kararlarının aşılmaya çalışıldığı, nitekim bu işlemin de idare mahkemesince iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tüzel kişiler cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışında bütün hak ve borçlara ehildirler.(TMK.m.48). Dolayısıyla, BK.m.49 gereğince manevi tazminat hakkına sahip olup; sosyal onur ve itibarlarına yapılan saldırılara karşı korunmalıdırlar. Bu bağlamda, tüzel kişiler de İYUK 28/4. maddesi çerçevesinde, tıpkı gerçek kişiler gibi zarar görebilirler. Eldeki davada da, davacı federasyonun kendisinin ve üyesinin tarafı olduğu davalar sonucunda verilen yargı kararlarının uygulanması yönündeki istemlerine rağmen, kararların gereğinin İYUK 28. maddesi uyarınca amaca uygun biçimde yerine getirilmediği ve alınan yeni kararlarla mahkeme kararlarının etkisizleştirilmeye çalışıldığı gözetildiğinde, davacı yararına uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy