MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 26/07/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı .... Şti.'nin temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve haksız şikayete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, maliki bulunduğu taşınmaza davalı ...'ın mermer blokları koyduğunu, şirketine ait araç ve makineleri bıraktığını ve böylece taşınmazı kullanmasına engel olduğunu, davalının taşınmaz etrafında bulunan direkleri de rızası olmaksızın söküp zarar verdiğini, davalının bu haksız eylemleri nedeniyle taşınmazını kullanamadığından ve bazı projeleri uygulayamadığından dolayı maddi zararının tazminini; aynı davalının kendisini hedef alan ve kasıtlı olarak kendisini yıldırmak amacıyla hakkında asılsız suçlamalarda bulunması nedeniyle de uğramış olduğu manevi zararının tazminini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, manevi tazminat talebi ise reddedilmiş; davalı .... Şti. Yönünden ise adı geçen şirket dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmişse de, dava dilekçesinin maddi anlatımı ve talep sonucu kısmında bu davalı yönünden herhangi bir talepte bulunulmadığı gerekçesiyle davalı şirkete yönelik bir dava bulunmadığı kanaati ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, .... Ltd. Şti. dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça "davalı" olarak gösterilmekle birlikte bu davalının herhangi bir eyleminden dolayı tazminat istenmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Davalı ...'ın diğer temyiz itirazına gelince;
Davacının maddi tazminat istemleri arasında eski hale getirme bedeli yer almamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, taşınmazın kullanılamamasından kaynaklanan zararın yanı sıra eski hale getirme bedeli de hesaplanmış ve mahkemece, eski hale getirme bedeline ilişkin zarar da hüküm altına alınmıştır. Hakim, talep ile bağlı olup; fazlasına hükmedemez.(HUMK.m.74). Bu kural, zarar kalemleri bakımından da geçerlidir ve her zarar kalemi ayrı bir dava (istem) niteliğindedir. Davacının eski hale getirme ile ilgili istemi bulunmadığına göre, bu zarar kaleminin de hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı .... Şti. yararına, yukarıda (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı ... yararına BOZULMASINA; davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.