MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/03/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan adam öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya içerisindeki belgelerden; davalı ...'nın ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/253 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; ...'yı kasten öldürme suçu nedeniyle, 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtayın 24/05/2012 tarihli karar ile cezanın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı ..., tazminat davası bitmezden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararıyla 24 yıl hapis cezası ile hükümlülüğüne karar verilmiş olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. Borçlar Kanununun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...'in ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır. Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalı, gerekçeli kararın tebliğ edildiği davalı avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir. Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye tebliğ edilerek temyiz süresi beklenmeli sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
SONUÇ: Dosyanın gösterilen nedenlerle mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 30/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy