MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl aleyhine 25/09/2001 gününde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacı ile davalılardan ..., ..., ..., .... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ....... ile karşı taraftan davacı kurum vekili Avukat .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ile davalılardan ...'ın tüm, davalılar ...., ..., ... ve ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ile davalılardan Nilgün Doğan, ..., ..., ... ve ... temyiz etmişlerdir.
A)Dava, davalı ... sicil memurlarının kusurlu eylemi nedeniyle zarar gören üçüncü kişiye ödenen bedelin rücuan tahsiline ilişkindir. Yerel mahkemece davalı memurların kusuru ve zarardan sorumlu oldukları miktarlar için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişice belirlenen her üç kurum çalışanı memurun zarardan eşit oranda sorumlu olması gerektiğine dair belirlenen kusur oranı yerel mahkemece de benimsenmiştir. Bu yön hükmün gerekçesinde açıkça belirtilmiş ise de, hüküm fıkrasında zararın tamamından davalı memurlarında müteselsilen sorumluluğuna hükmolunmuştur. Oysa rücuda teselsül kuralları geçerli olmadığından, herkes kendi kusuruna karşılık gelen miktar ile sorumlu tutulmalıdır. Şu durumda yerel mahkemece yapılan iş, sebepsiz zenginleşen davalı ...'ın zararın tamamından sorumluluğu yanında, davalı memur .... ile ....'ın kusurlarına karşılık gelen miktarların ayrı ayrı belirlenerek bu miktardan ... ile birlikte müteselsilen sorumluluklarına hükmetmektir. Bu yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
B-)Davalı memurların sorumlu oldukları zarar miktarlarının aynen hüküm altına alınması hakkaniyete uygun olmadığı gibi davacı tarafın tevhit işlemlerinin yapılması, defterlerinin kapatılması gibi konularda davalı memurlarını yeterince eğitmemesi ve sistemin işleyişinden kaynaklanan hususlar da zararın oluşumuna neden olduğundan tüm bu yönlerin gözetilerek davalı memurların sorumlu oldukları miktarlardan BK. 43 ve 44. maddeleri gereğince uygun bir miktar indirim yapmak gerekirken zararın tamamına hükmolunması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 (A-B) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ...., ..., ... ve .... yararlarına BOZULMASINA, adı geçen davalıların diğer davacı ... davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının yukarıdaki (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı ... yararına takdir olunan 990.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, temyiz eden ...'tan gayri davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy