MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 12/05/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...'tan gayrı davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 11/04/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
8.05.2011 tarihli dava konusu yayında Başbakanın ... Mitingi sırasında söylediği sözler haber yapılıp yorumlanırken yazının sonunda; “....'6 SIFIR' GÖNDERMESİ: “Bir köşe yazarı 6 sıfırı atsınlar taksim meydanına çıkıp anırırım dedi. Herhalde evinde anırıyor.”( Başbakan isim vermedi ama .... kastettiği şeklinde yorumlandı...“6 sıfırı atsınlar özür dileyeceğim”diye yazmıştı.) tespit ve yorumuna yer verilmiştir. Davacı Parantez içerisinde yer alan sözler nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek tazminat talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Öncelikle gazetede haber konusu yapılan sözlerde, davacının daha önce yazdığı bir cümleye dayanılmakta, başbakanın altı sıfırın atılması ile ilgili sözü nedeniyle de yapılan yorum aktarılmaktadır. Basının somut verilerden yola çıkarak bir dereceye kadar abartı ve mübalağaya da kaçarak yorum yapmasının engellenmemesi gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları da bu yöndedir. “Mahkeme basın özgürlüğü ve kamuya mal olmuş kişilerin onuru arasında bir çatışma ile karşı karşıya kaldığında , genellikle basına ayrıcalıklı bir statü tanımaktadır.Gazetecilerin 10. madde kapsamındaki ifade özgürlüklerinin bir derececeye kadar kendine has bir abartmayı ve hatta kışkırtmayı içerebileceği, içtihatlarla ortaya konulmuş yerleşik bir ilkedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun onama düşüncesine katılmıyor, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum. 11/04/2013
Full & Egal Universal Law Academy