MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... vdl. tarafından, davalı ... aleyhine 24/03/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekillerince istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı ..., tazminat davası sona ermeden önce ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18/06/2008 tarih ve 2008/39 Esas sayılı kesinleşen kararı ile 20 yıl hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 513. maddeleri hükümlerine göre, aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...'nin ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır. Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği ve aynı kanunun 462. maddesi gereğince vasinin dava açmaya izinli kılınıp kılınmadığı araştırılmalıdır. Şayet bu işlemler yapılmamışsa öncelikle bunlar tamamlattırılmalı ve sonra kararı temyiz eden avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir. Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye “kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş (kabul etmiş) sayılacağı; temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebligat çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
SONUÇ: Dosyanın gösterilen nedenle GERİ ÇEVRİLMESİNE 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.