(353 S. K. m. 16) (818 S. K. m. 60)
Dava ve Karar: Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından, davalı H. Ş. vd. aleyhine 07.06.2011 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini talebi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 02.02.2012 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı G. S. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalılardan G. S.tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum, davalı teğmen ve astsubayın mal sorumlusu olarak görev yaparken emanet usulü inşaat hizmeti alım işinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla haklarında Askeri Mahkemede memuriyet görevini ihmal suçundan dava açıldığını, yargılamanın zamanaşımı nedeniyle düştüğünü, saklı tutulan Hazine zararının davalılardan sorumlu oldukları dönem ve miktarlar oranında tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür.
Mahkemece, Borçlar Kanunun 60. maddesinde 1 ve 10 yıllık süreler öngörüldüğünü, 16.11.2001 - 23.07.2002 tarihleri arasında suçun gerçekleştiği ve Askeri Savcılığın 10.04.2006 tarihli iddianamesiyle davalılar hakkında kamu davası açtığını, iddianamenin düzenleme tarihi en geç öğrenme tarihi olarak kabul edilerek, kanunda öngörülen 1 yıl ve ceza zamanaşımı süresi olan 5 yıl içinde dahi dava açılmadığından, zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında Borçlar Kanunun 60/1. maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda 10 yıldır.
Somut olayda haksız eylem 16.11.2001 - 23.07.2002 tarihleri arasında meydana gelmiş, davalılar hakkında Askeri Mahkemede açılan davada; 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesi uyarınca Askeri Savcı Hazineye ilişkin zararı tespit ederek hazırlanan İddianameyle Hazine zararını talep etmiştir. Askeri Mahkemede yapılan yargılama zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış, Askeri Savcılığın Hazine zararı talebi saklı tutularak, tazminat hakkında bir karar verilmemiş, sözkonusu karar 16.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Hazine zararının talep edildiği Askeri Ceza Mahkemesi dosyası zamanaşımına uğramamış olsa idi; bu talep hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bu süre içinde davacının hukuk mahkemelerinde yeni bir dava açması halinde derdest bir davanın bulunduğu ileri sürülebilecekti. Şu durumda, davacının ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması nedeni ile kurum zararı istemi hakkında bir karar verilemeyeceğini öğrendiği, kararın kesinleşme tarihi olan 16.06.2010 tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açmış bulunması karşısında davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülemez. Mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy