MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/12/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne dair verilen 12/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflarca süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 93.30 TL'sinin davacıya, 24.30 TL'sinin de temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harçların bundan mahsubuna 22/04/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; silahla yaralama nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat, karşı dava yine yaralama nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince "hukuk hakimi, ceza mahkemesinden verilen beraat kararı ile bağlı değil" ise de gerek öğretide gerekse yerleşmiş Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere ceza mahkemesinin maddi vakıa belirlemesine ilişkin kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. Dava konusu olay nedeniyle açılan ceza davasında ilk verilen kararda davalı (sanık) ...'ın eylemi meşru savunma sınırları içinde kabul edilerek cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de bu karar Yargıtay 3. Ceza Dairesince bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyularak verilen 16/02/2012 günlü kararla davalı sanık ...'ın eylemi haksız tahrik altında işlediği belirtilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş. Şu halde BK'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeli ve orada ulaşılan sonuca göre eldeki davada karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan dairemiz çoğunluğunun onama kararına katılmıyorum. 22/04/2013
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece karşı davalı-davacı ...'ın eyleminin meşru müdafa sınırları içinde kabul edilmek suretiyle hakkındaki tazminat talebinin reddine dair verilen karar doğru olmamıştır.
Henüz ceza davası kesinleşmemiştir. Ceza mahkemesi, Yargıtay .... Ceza Dairesinin bozma ilamına uyarak olayı meşru müdafa olarak değil, tahrik altında yaralama olarak kabul etmiştir. Bu nedenle, ceza davasının kesinleşmesi beklenmeksizin verilen ret kararı isabetsiz olduğundan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 22/04/2013
Full & Egal Universal Law Academy