MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı k.davalı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl aleyhine 14/06/2011 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeni ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 09/05/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ..., ..., ...., ..., ...., ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Asıl dava ve birleşen dava muvazaa nedeni ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl davada davacı ... ...., annesi davalı ... ....'in diğer davalıların baskısı ile adına kayıtlı taşınmazlarını değişik tarihlerde yeğenleri ... ve ...'e satış gösterip devrettiğini, daha sonra bu kişilerin taşınmazları kardeşi davalı ...'na devrettiklerini, asıl amacın kendisinden mal kaçırmak olup muvazaa nedeni ile tapuların iptali ile annesi davalı ... .... adına tescilini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... ...., maliki olduğu taşınmazları oğlu ...'nun gerek bankadan kredi kullanması gerekse kendisinin bakımını sürekli üstleneceğini bildirmesi nedeni ile bedelsiz olarak önce yeğenlerine, sonrada oğluna devir ettiğini, ancak oğlunun bakımı ile ilgilenmediği gibi diğer kardeşlerine hisselerini verdiğini ... .... ile .......'e vermediğini, bu nedenle tapuların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ..., aralarında yapılan anlaşmaya göre anneleri Teslime ....'e, ...'nun bakacağını, taşınmazlarının da gelirini alacağını, bunun için taşınmazların önce anneleri tarafından yeğenlerine devredildiğini ardından ...'na devredildiğini, kendilerine hisselerinin bilahare ... tarafından tapuda devredildiğini, davacının hissesini satması nedeni ile ona hisse devri yapılmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, dinlenen davacı ve davalı beyanlarına göre davalı ... ....'e ait taşınmazların bedel karşılığı olmadan devredildiği, gerçek bir satış olmayıp muvazaalı olduğu anlaşıldığından tapuların iptali ile davalı ... .... adına tesciline karar verilmiştir.
Dosya arasındaki tüm bilgi ve belgelerden, asıl davanın Süleyman .... tarafından, birleşen davanın Teslime .... tarafından açıldığı, mahkemece tek bir hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK 297/2. maddesi uyarınca; (1086 sayılı HUMK 388. maddesi) hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Şu durumda, mahkemece, asıl dava ve birleşen davada davacıların taleplerinin her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, .... .... tarafından açılan asıl dava hakkında bir hüküm kurulmamış olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- 6100 sayılı HMK 297/1-b maddesi uyarınca hüküm, Türk Milleti adına verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, şeklinde düzenlemiştir.
Şu durumda, mahkemece, karar başlığında, asıl davada davacı ve davalılar ile, birleşen davada davacı ve davalıların kimliklerinin, varsa kanuni temsilcileri ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri gösterilmesi gerekli iken, birleşen dosyanın ve davacısı Teslime ....'in adının karar başlığına yazılmaması, asıl davada davalılar arasında da yazılı bulunmaması, ayrıca davalılar arasında ... isimli bir şahıs bulunmasına karşın kararı temyiz eden kişinin ....olması karşısında, bu şahısların aynı kişiler olup olmadığı da anlaşılamadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1-2) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'in öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy