MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi (.... ....SHM)
Davacı ... vekili Avukat ... .... tarafından, davalı ... aleyhine 08/03/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ... tarafından yapılan kaldırım ve yol çalışmaları sırasında kuruma ait kablo tesislerine zarar verildiğini, ödenmeyen hasar bedelinin tahsili için .... .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/1971 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini beyanla, davalı ...'nın itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... bir kamu tüzel kişisidir. İşlem ve eylemleri kural olarak kamusal nitelik taşır. Davalı ... tarafından yapılan kaldırım ve yol çalışmaları sırasında davacı kuruma ait tesislere zarar verildiği savunulduğuna göre; istemin İdare Hukuku kuralları çerçevesinde ve İdari Yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari eylem olan alacağın varlığının ve kapsamının hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde "itirazın iptali" biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, istem İdari Yargı yerinde dava konusu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacının istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy