MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl aleyhine 30/11/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri ile davalılar ..., ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalılardan ... ve ..., temyiz aşamasında adli yardım talebinde bulunduklarından dolayı, bu konuda karar verme yetkisi Yargıtay'a aittir. Bu nedenle, yerel mahkemenin kendisini görevli kabul edip adli yardım talebi hakkında verdiği ret kararı yok hükmünde kabul edilmiş, adı geçen davalıların temyiz harç ve masraflarına ilişkin adli yardım taleplerinin 6100 sayılı HMK'nun 336/3. maddesi gereğince kabulüne karar verildikten sonra taraflar yönünden temyiz incelemesine geçilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, banka mevzuatına aykırı usulsüz kredi kullandırılmasından dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, davalıların mevzuata aykırı hareket ederek usulsüz kredi kullandırmalarından dolayı, bankanın zarara uğramasına neden olduklarını iddia ederek, tahsil edilemeyen kredilerin davalılardan ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, kredilerin verilmesi sırasında kusurlarının olmadığını ve zarar da doğmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davalıların sorumlu oldukları kabul edilerek, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalıların herbirinin kusur oranlarına tekabül eden alacak miktarından sorumlu oldukları kabul edildiğine göre, harç yönünden de kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları gerekir. Yerel mahkemece, bu kurala aykırı olacak şekilde davalıların hesaplanan harçtan müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle, hüküm kısmının harca ilişkin (6) sayılı bendinin tümden silinerek yerine “Alınması gereken 10.468,20 TL karar ve ilam harcının; 7.788,86 TL'sinin davalı ...'dan, 2.030,76 TL'sinin davalı ...'dan, 460,59 TL'sinin davalı ...'dan ve 187,99 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına” biçimindeki sözcük dizisinin yazılmasına, davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy