MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine .../08/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 29/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kullandığı araç ile kendisine çarptığını ve kaza neticesinde bel omurlarında kırık oluştuğunu belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde haksız fiil zamanaşımının düzenlendiğini, 765 sayılı TCK’nın 102/.... maddesinde de ceza zamanaşımının ... yıl olarak belirlendiğini, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise ...,... yıl olduğunu belirterek, olayın oluş tarihinden itibaren yapılan hesaplamaya göre, olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımından reddine karar vermiştir.
Tazminata konu eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu 60/... maddesi uyarınca ceza zamanaşımı süresidir. Davaya konu trafik kazası 29/09/2003 tarihinde gerçekleşmiş, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan davalı ... hakkında kamu davası açılmıştır. ... .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/775 E, 2009/1186 K. sayılı kararı ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 459/... maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm .../09/2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava, .../08/2011 tarihinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle ceza davası henüz kesinleşmemiş olup derdesttir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ceza davası sonuçlanıncaya kadar ceza davasına müdahil olunup şahsi haklar istenebileceğine göre, davanın zamanaşımına uğraması söz konusu değildir. Ceza davası devam ederken zamanaşımının işlemeyeceği Hukuk Genel Kurulu Kararları ile de istikrar kazanmıştır. Mahkemece, davacının talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy