MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 10/08/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız yere ödenen satış bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/06/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile, karşı taraf davalılardan ... vekili Avukat .... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...'ın tüm, davacıların davalılardan ...'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların davalılardan ...'na yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davacılar ile davalılardan ... temyiz etmişlerdir.
Davacılar, miras bırakanları olan 1319 doğumlu ... oğlu ...'ın müşterek mülkiyete konu taşınmazı için davalılardan ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava dilekçesinde hissedar davacılar miras bırakanı olduğu halde miras bırakanla aynı baba adı, ad ve soyadını taşıyan 1962 doğumlu davalı ...'ın adı ve adresinin bildirilmesi nediniyle davayı bu kişinin takip ettiğini ve satış sonucu elde edilen paranın bu davalıya ödendiğini belirterek miras bırakanları adına ödenmesi gereken paranın sebepsiz zenginleşen davalı ... ile davayı açan belediye ve satış işlemleri icra memurluğunca yapıldığından ...'ndan istenmiştir.
Yerel mahkeme, davalı ...'ın hakkı olmayan parayı aldığını kabulle ona yönelik istemi kabul, diğer davalıların kusuru olmadığı gerekçesiyle onlar hakkındaki davayı reddetmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davasında davacılar miras bırakanı ile aynı ad, soyad ve baba adını taşıyan davalı ...'ın, davalı belediyece taraf olarak gösterildiği ve adres olarak gerçek malik yerine davalının adresinin bildirildiği ve davanın diğer aşamalarında bu davalının muhatap alınarak nihai olarak paranın ödendiği anlaşılmaktadır. HUMK 179. (HMK. 119.) maddesi gereğince davalının adı, soyadı ve adresini bildirmek davacının yükümlülüğündedir. Dolayısıyla ad benzerliği ve karışıklığa neden olmayacak biçimde davalıya ait kimlik bilgilerinin detaylandırılması ve adresinin bildirilmesi davacının sorumluluğundadır. Kaldı ki, hissedar olmakla da diğer kayıt maliklerini davalı belediyenin bulması ve bilmesi olanak dahilinde iken, yeterli araştırmayı yapmadan yanlış adres vererek davacıların zararına sebebiyet verdiğinden kusurlu eylemi sabittir. Şu durumda davalı ...'nın da davalı ... ile birlikte sorumluluğuna hükmolunmak gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı hakkındaki davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) no'lu bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararlarına BOZULMASINA; davalı ...'ın tüm, davacıların diğer davalı ...'na yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) no'lu bentte gösterilen nedenlere reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.