MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 11/06/2010 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespiti ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 16/10/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekilleri Avukat .... ve Avukat .... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, araç mülkiyetinin tespiti ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş; karar davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı ...'a murislerinden kalan ..... plakalı aracın, ticari araç olarak trafik kayıtlarına tescili için gerekli girişimlerde bulunma yetkisi içeren bir vekaletname verdiklerini, davalının satış yetkisi de içeren sahte bir vekaletname düzenleyerek araçlarını diğer davalılara sattığını, satışların sahte belgeye dayalı olarak yapılmış olması nedeni ile tescilin yolsuz nitelikte olduğunu iddia ederek adlarına tescilin yapılmasını, mümkün olmadığı takdirde plaka değerinin ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., davacıların miras bırakanı ile aralarında bir protokol düzenlediklerini, aracın ticari araç olarak tescilini sağlaması karşılığı % 50 hissesinin kendisine ait olacağını, bunu sağlamış olmasına karşın hissesi karşılığının davacılarca kendisine ödenmediğini, aracın satılması halinde bedeli ödeyebileceklerini beyan ettiklerini ve kendisine satış yetkisi içeren vekaletname verdiklerini iddia ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davalı ...'ın damadı olduğunu, iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olup davanın kendisine yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Davalılar ... ve ..., dava konusu edilen aracı kendilerine ait dolmuş hattını satıp üzerini tamamlamak için kredi çekerek satın aldıklarını, noterden yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, iyiniyetli kazanımlarının korunması gerektiğini, davanın kendileri yönünden reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ...'ın sahte vekaletname tanzim ederek davacıların murislerinden kalma aracı sattığı için dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkum olduğu, dolayısıyla davacıların davalarında haklı oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne, ... 61. Noterliğinin 03/09/2009 günlü satış sözleşmesinin iptaline, .... plakalı aracın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine, veraset ilamı doğrultusunda davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacılar murisi adına kayıtlı olan .... plakalı 1938 model ticari dolmuşun, trafik kayıtlarında plakasının ticari olarak gözükmemesi nedeni ile önce davacılar murisi ile ... arasında, murisin vefatından sonra davacılar ile davalı ... arasında plakanın ticari olarak tescili için her türlü girişimde bulunmak üzere yetki verilmesini içeren bir anlaşma yapıldığı, nihayet idare mahkemesinde açılan davanın kazanıldığı ve plakanın ticari olarak davacılar adına tescil edildiği, bu sırada davalı ...'ın satış yetkisi içeren sahte vekaletname ile önce satış yetkisini oğlu .....'a devir ettiği, ardından da damadı ...'a aracın satıldığı, en son diğer davalılar ... ve ...'ya aracın satıldığı anlaşılmaktadır.
Davalılar hakkında ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/343-2012/208 Esas Karar sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacı ile dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonunda davalı ...'ın sahte resmi belge düzenleyerek dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine, diğer davalıların beraatine karar verilmiştir.
Trafik Yasa ve Yönetmeliğinde Medeni Kanunda yazıldığı şekilde Sicile İtimat şeklinde bir madde yer almamıştır. Buna göre, trafik kaydında yolsuz bir tescile dayanarak hareket eden iyiniyetli kişinin hak iktisap etmesi hususunda bir düzenleme getirilmemiştir. Bu itibarla trafik sicilindeki kayıtlara güvenerek iyiniyetle hareket eden kişinin bu güveninin korunacağını, mevcut yasal düzenleme karşısında söylemek olanağı bulunmamaktadır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2002/4-608 Esas 2002/643 Karar sayılı ilamında da aynı yöne dikkat çekilmiştir.
Davacılar adına yapılan tescilden sonraki tüm devirler sahte vekaletname ile yapılmış bulunmasından dolayı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan geçerli olmayıp plakanın davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, esasen dava konusu olmadığı anlaşılan plakanın takılı olduğu aracıda kapsar biçimde ..... plakalı aracın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, adli yargıda idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde karar verilemeyeceğinden sadece tespit hükmü kurulmakla yetinilmesi gerekirken, davacılar adına veraset ilamındaki hisseleri uyarınca trafik siciline kayıt ve tesciline de karar verilmiş olması doğru değildir.
Şu durumda, mahkemece, istem gibi 06 J 2231 nolu ticari plakanın davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi, ayrıca tescil hükmü kurulmaması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz eden davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve davalılar ... ile ... yararına takdir olunan 990.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.