MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalılar ....... İnş ve Mak. San. Ltd. Şti vd aleyhine .../06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen .../07/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 03/.../2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar adına gelen olmadı. Karşı taraf davalılardan ....... İnş ve Mak. San. Ltd. Şti vekili Avukat ... geldi. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar; haksız el atma sonucu taşınmazın doğal yapısının bozulduğunu, manzara kaybına neden olduğunu, bu nedenle iştira kıymetinin düştüğünü; imar kaybına ve farklı yapılaşma masrafına maruz kaldıklarını; ayrıca istinat duvarı yapılma zorunluluğu meydana geldiğini belirterek, maddi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı ... İnş. ve Mak. San. Ltd. Şti.; talep edilen tazminat miktarının, taşınmazın değerinden yüksek ve fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş; diğer bir kısım davalılar ise, kusurlarının bulunmadığından bahisle davanın reddini istemişlerdir.
Yerel mahkemece; tazminat istemi olarak taşınmazın haksız el atmadan önceki değeri ile sonraki değeri arasındaki farka hükmedilmiş, istinat duvarının yapılmasının farazi olduğu kabul edilerek bu kalem yönünden tazminat istemi reddolunmuştur.
Mahallinde yapılan keşif üzerine inşaat, imar plancısı ve mimar bilirkişiler tarafından tanzim olunan 05.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda; taşınmazın müdahaleden önceki değerinin 99.550 TL, sonraki değerinin 83.984 TL olduğu, taşınmazdan alınan toprak bedelinin ise 70.045 TL olduğu açıklandıktan sonra, taşınmazın eski hale getirilmesinin mümkün olmadığı, taşınmaz üzerinde yapılaşmaya gidilmesi durumunda istinat duvarından başka bir masraf gerekmeyeceği, istinat duvarının yapılmasının zorunlu olduğu, yapılacak
istinat duvarının maliyetinin ise 447.854 TL olduğu belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporu içeriğinden, istinat duvarının yapılma zorunluluğunun salt davalıların eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılamamaktadır. Bu hususta bilirkişi raporunda bir açıklama yoktur. Halbuki; istinat duvarının yapılması, sonraki zamanlarda taşınmaza bina yapılması durumunda zaten zorunluysa, yani davalıların eylemi olmasaydı dahi böyle bir zorunluluğunun bulunması durumunda, davalıları istinat duvarı yapım maliyetinden sorumlu tutmak doğru değildir. Bu yönden, bilirkişi raporunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
Şu halde, istinat duvarı bakımından eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru değildir. Yerel mahkemece, oluşturulacak yeni bir heyetten veya yeterli görülmesi durumunda aynı heyetten ek rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy