MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin .../01/2013 gün ve 2012/1674-2013/708 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemiz .../01/2013 gün ve 2012/1674-2013/708 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yapılan incelemeye göre; manevi tazminat miktarı belirlenirken, Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. .../06/1966 günlü ve .../... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olay tarihi, küçük Yiğit Ali'de oluşan yaralanmanın derecesi ve hayati tehlike oluşturacak nitelikte olması, kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler gözönüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatlar azdır. Daha üst düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekir. Bu nedenle, mahkeme kararının daha önce bozulması gerekirken Dairemizce hernasılsa onanmış olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme istemi 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde ..." atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli, .../01/2013 gün ve 2012/1674-2013/708 Karar sayılı onama kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 440-442 maddeleri gereği davacıların karar düzeltme isteminin, yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, .../01/2013 gün ve 2012/1674-2013/708 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve kararın yazılı olan nedenlerle BOZULMASINA ve karar düzeltme talep eden davacılardan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/.../2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy