MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl aleyhine 23/01/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın manevi tazminat istemi yönünden reddine, maddi tazminat istemi yönünden davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen 07/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın manevi tazminat istemi yönünden reddine, maddi tazminat istemi yönünden ise; davalılardan ... yönünden kısmen kabulüne diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, uğradığı zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiş olup, mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarının istem gibi dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, faiz istemi hakkında bir karar verilmemiş bulunması doğru değildir.
Ayrıca yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine, kendisini vekille temsil ettiren taraf yararına şartları oluştuğu takdirde hükmedilir. Mahkemece maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
b)Davacı, 02/07/1991 tarihinde adına kayıtlı otomobilin çalındıktan sonra sahte vekaletname ile önce davalı ...’e satılarak yeni plaka ile tescil edildiğini ve bundan sonra da başkalarına satılan aracın halen davalı ...’in elinde olduğunu, davalı ...’ın sahte vekaletnameyi düzenleyen noter katibi olarak ihmalinin olduğunu, diğer davalıların da sahteliğini bildikleri vekaletnameyle yapılan satışı kabul ettiklerini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu araca ilişkin sahte olduğu anlaşılan vekaletnameyi düzenleyen noter katibi ... yönünden, aracın sahte vekaletnameyle satışına iştirak ettiği veya görevini ihmal suretiyle neden olduğuna yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, iş yoğunluğu, sahte hüviyet ve benzeri belgelerin sahtelerinin günümüzde profesyonelce tanzimi ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı noter katibi ... tarafından düzenlenen ... 5. Noterliğinin 05/11/1990 tarih .... yevmiye nolu umumi vekaletnamenin, dosyaya sunulan 28 Kasım 2003 tarihli bilirkişi raporu uyarınca sahte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, sahte olduğu anlaşılan vekaletnameyi düzenleyen davalı noter katibi ...'ın kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması gerekir iken mahkemece bu yönün göz önünde bulundurulmaması da doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a-b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.05/11/2013
Full & Egal Universal Law Academy