MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/02/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının hakareti nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini, davacının kendisine hakaret ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıya hakareti sabit ise de, davacının da davalıya hakaret ettiği polis tutanağından anlaşıldığı, bu durumda ceza mahkemesinde verilen hükümle bağlı olmanın hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası ekinde bulunan ceza dosyasından, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'ın davacı ...'e yönelik hakaret suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilerek, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulandığı ve itiraz reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı B.K.'nun 53.maddesi anlamında hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bir karar değil ise de; somut olayda; dava konusu edilen hakaret içerikli sözün davalı tarafından davacıya yönelik olarak söylendiği sabittir. Bu durumda, davacı ve davalının birbirlerine karşılıklı hakaret ettikleri gerekçesiyle davanın reddi yerinde olmamıştır. Davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.