MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/08/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız el koymadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aracına kaçak motorin taşındığı iddiasıyla el konulduğunu, ancak yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, el koyma tarihinden teslim tarihine kadar geçen süredeki maddi kayıplarının ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu araç sahibinin kusurunun bulunduğunu, yapılan kontrol sırasında taşınan motorinin faturasının ibraz edilemediğini, tankerin kapaklarının açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ceza davasında araç sürücüsünün beraat ettiği, aracın iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davacının el konulan sürede uğradığı kazanç kaybı hüküm altına alınmıştır.
Dosya kapsamından, aracın davacı adına kayıtlı olduğu ancak el koyma sırasında dava dışı üçüncü kişi tarafından kullanıldığı, yapılan kontrol sırasında sürücünün taşıdığı motorine ilişkin belgeleri ibraz edemediği, tankerin kapağının açık olduğu bu nedenle kaçakcılık şüphesi ile araca el konulduğu, ancak yapılan yargılama sırasında faturaların ibrazı ve taşınan motorinin standartlara uygun olup kaçak olmadığı anlaşılmakla sürücünün beraatine, aracın iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde araca el konulmasında araç sürücüsünün taşıdığı yüke ilişkin belgeleri yanında bulundurmadığı, yükün taşınmasında süpheli tavırlarının bulunduğu bu nedenle araca el konulmasına neden olduğu, araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğu gözönünde bulundurularak Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi gereğince uygun bir indirim yapılması gerekirken belirlenen kazanç kaybının tamamının hüküm altına alınması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmiştir.
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12,10/3-4. maddelerine göre maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi ve red edilen maddi tazminat tutarları üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücreti, red edilen manevi tazminat yönünden de davalı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmemesi doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) ve (3) no'lu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının (1) no'lu bentte gösterilen nedenle reddine 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy