MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl aleyhine 25/04/1995 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... mirasçılarının tüm, davalılar ... ve ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılar ... ve ...'ın diğer temyiz itirazları yönünden;
A-Her iki davalının temyizi yönünden;
Dava, kurum zararının tazmini istemine yöneliktir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm tüm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalılar hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olduğu gerekçesi ile verilen davanın reddine ilişkin ilk karar, davacı tarafından temyiz edilmiş, dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise 18/03/2008 tarih 2007/1937 esas, 2008/3567 karar sayılı karar ile “davalılar, görevi ihmal suçundan beraat etmiş iseler de BK'nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ceza davasında alınan bilirkişi raporunda da davalıların görev yaptığı yıllara ait kayıtların mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Ortada davalıların en azından ihmalinin bulunduğu sabittir. Bu nedenle; davanın ret gerekçesi olarak ileri sürülen hususlar ancak indirim nedeni olabilir. Ayrıca davalıların dosyaya sundukları belgelerden görev yerlerinin ve görev yaptıkları dönemin her biri için farklı olduğu ve hiçbirinin talep edilen dönemin tamamını kapsar şekilde ambar veya depoda görevli olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda meydana gelen zarardan dolayı görevli oldukları dönem ve görevle sınırlı olarak belirleme yapılması ve sorumlu tutulmaları gerekmektedir” gerekçesi ile kararın bozulması öngörülmüştür.
Bozmaya uyma kararı sonucu yerel mahkemece davalılar .... ve ... hakkındaki istemin kısmen kabulüne, depo sorumlusu olan ... hakkındaki istemin ise, depo sorumlusu olarak görevlendirildiğine ilişkin özlük dosyasında herhangi bir onayın bulunmadığı gerekçesi ile hakkındaki dava reddedilmiş; karar, davacı ile davalı ...... tarafından temyiz olunması üzerine dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda 26/05/2011 tarih 2011/5679-5970 esas-karar no'lu karar ile “davalı ... hakkında ... İl Sağlık Müdürlüğü'nün 28/12/1996 tarihli hizmet belgesi başlıklı yazısında, davalı ...'nın 12/09/1990 tarihinde depo memuru olarak göreve başladığı ve 29/01/1993 tarihine kadar bu görevi yaptığının belirtildiği ayrıca davalı ... cevap dilekçesinde, 11/02/1991-25/01/1993 arasında depo memuru olarak görev yaptığı bilgisi yer almakta olduğundan yerel mahkemece davalı ...'nın depo memuru olmadığı kabul edilerek davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Bu durumda meydana gelen zarardan dolayı davalı ...'nın görevli olduğu dönem gözetilerek oluşan zarardan sorumlu tutulması gerekirken onun hakkındaki davanın reddi doğru olmadığından ve davalı ... Kaya'nın sadece iaşe ambarı sorumlusu olarak görev yapmış olmasına karşın kendisinin hem iaşe ambarında meydana gelen zarardan hem de hastane sarf malzemelerinin saklandığı depoda meydana gelen zarardan sorumlu tutulmuş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu bozma kararına da uyan yerel mahkeme bu kez, “Davalı ...'ın sorumluluğu 8.815,21 TL ile sınırlı olmak kaydı ile 13.134,43 TL zararın müfettiş raporu ile tespit edildiği tarih olan 26/05/1994 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 332,76 TL zararın müfettiş raporu ile tespit edildiği tarih olan 26/05/1994 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... mirasçısı olan dahili davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine” karar vermiş; hüküm, tüm davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, hastanedeki depo-ambar kayıtlarının davalılardan önceki dönemlerde de baştan beri düzensiz tutulması, davalıların çalışma koşulları, ceza mahkemesinde davalıların beraat etmeleri de nazara alınarak dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 s.lı Borçlar Kanunu 43. maddesi gereğince hakkaniyet indiriminin değerlendirilmemesi doğru değildir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
b-Davalı ...'ın temyizi yönünden;
Dairemizin 26/05/2011 tarih 2011/5679-5970 esas-karar nolu bozma ilamında davalının sadece iaşe ambarındaki zarardan sorumluğuna karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu ve bozmaya mahkemece uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiş ve davalı tüm zarardan sorumlu tutulmuştur. Şu halde, mahkemece davalı ...'ın görev yaptığı dönemlerde iaşe ambarındaki zarar belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, ilk bentte gösterilen nedenlerle davalı ... mirasçılarının tüm, davalılar ... ve ...'ın diğer temyiz itirazlarının reddine ve temyiz eden davalılardan ... ve ...'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy