MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd aleyhine 28/12/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız el koyma nedenine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisine ait küçükbaş hayvanlara kaçakçılık iddiası ile el konulduğunu yapılan yargılama sonunda beraatine ve yedieminde bulunan hayvanların iadesine karar verildiğini, buna rağmen iadenin gerçekleşmediğini ileri sürerek, bu süreçte mahrum kalınan kazancın davalılardan tazminini talep etmiştir.
Davalılar ise yediemine teslim edilen hayvanların iade edilmemesinde kusurları bulunmadığını, yedieminin malları iade etmediğini savunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu olayda; davacıya ait 520 adet küçükbaş hayvana yurda kaçak yollarla getirildiği iddiasıyla 04/07/2000 tarihinde el konulmuş ve yediemin olarak dava dışı ...'a teslim edilmiştir. Yapılan ceza yargılamasında .... Asliye Ceza Mahkemesi 2000/95-2001/101 sayılı dosyasında sanık olan davalının beraatine ve karar kesinleştiğinde yediemin ....'da bulunan hayvanların sanığa iadesine karar verilmiş ve hüküm 10/07/2002 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, dairemiz bozmasından sonra duruşmadaki beyanlarında “...koyunların tarafıma teslimine karar verildikten sonra ben koyunların teslimi için herhangi bir muhatap bulamadığımdan ve koyunların akibetini soracak imkanım bulunmadığından dava tarihine kadar koyunlarımla ilgili herhangi bir araştırma yapamadım, benim okumam yazmam olmadığından verilen kararın içeriğinden de haberdar olamadım, bu nedenle koyunların teslimi için uzun süre herhangi bir işlem yapamadım.” diyerek iddialarını sürdürmüştür.
Şu halde; talebe konu hayvanlar davacıya teslim edilmemiş ise, el koyma tarihindeki değerleri belirlenerek davacının zararı hesaplanmalıdır. Ayrıca davacının denetim sırasında ve sonrasında el konulan hayvanlara ait menşei şehadetnamesini ibraz edememesi, beraat ve iade kararının 10/07/2002 tarihinde kesinleşmesine rağmen aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 28/12/2009 tarihinde eldeki bu davayı açması gibi davacı kusurları birlikte değerlendirildiğinde zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Mahkemece, hükmedilecek tazminat miktarından BK. 43 ve 44 maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy