MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 06/10/2009 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 15/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum, davalıların kantin sorumlusu olarak görev yaparken, kantin hesaplarında meydana gelen açıktan kaynaklanan zararın tazminini istemiştir.
... ve ... dışında kalan davalılar zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür.
Mahkemece, Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde 1 ve 10 yıllık süreler öngörüldüğünü, 2000 yılının ikinci yarısında suçun gerçekleştiğini ve Askeri Savcılığın iddianamesiyle davalılar hakkında kamu davası açıldığını, ancak ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilerek kesinleştiğini, ceza zamanaşımı süresi olan 5 yıl içinde bu dava açılmadığından, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda 10 yıldır.
Somut olayda haksız eylem 2000 yılının 2. altı aylık döneminde meydana gelmiştir. Davalılar hakkında 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesi uyarınca Askeri Savcılık Hazineye ilişkin zararı belirlemiş düzenlediği iddianame ile sanık-davalıların cezalandırılmaları ve Hazine zararının sanıklardan tazmin ve tahsilini talep etmiştir. ... Askeri Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış, bilirkişi raporu ile belirlenen Hazine zararının ...na bildirilmesine karar verilmiş, tazminat istemi hakkında ise hüküm kurulmamıştır. Sözkonusu karar sanıklar ... ve ... yönünden 20/02/2009 tarihinde, diğer sanıklar-davalılar yönünden ise 24/06/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Hazine zararının talep edildiği Askeri Ceza Mahkemesi dosyası zamanaşımına uğramamış olsa idi; bu talep hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bu
süre içinde davacının hukuk mahkemelerinde yeni bir dava açması halinde derdest bir davanın bulunduğu ileri sürülebilecekti. Şu durumda, davacının ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması nedeni ile kurum zararı istemi hakkında bir karar verilemiyeceğini öğrendiği, kararın kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde (06/10/2009 tarihinde) dava açmış bulunması karşısında davanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülemez. Kaldı ki, zamanaşımı def'inde bulunmayan davalılar ... ve ... yönünden de zamanaşımından red kararı verilmesi doğru değildir. Mahkemece işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 28/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy