MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ....tarafından, davalı .... aleyhine 03/07/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız haciz nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında imzalanan kira sözleşmesi gereğince davalıya verilen senetlerin, kiralanan yeri tahliye etmelerine rağmen davalı tarafından takibe konulduğunu, müvekkilinin bankadaki parasına ve aracına haciz uygulandığını, bunun üzerine menfi tespit davası açtıklarını, açılan menfi tespit davasında müvekkili lehinde karar çıktığını ve kesinleştiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının banka hesabına konulan blokaj ve aracının muhafaza altına alınması nedeniyle uğradığı toplam zararının bilirkişilerce 38.884,16 TL olarak hesaplandığı, ancak davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı dava da toplam 20.000 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının aracının marka ve modeli bildirilerek, araç kiralama şirketlerinden bu nitelikteki aracın tüm gün davacının hizmetine tahsis edildiği varsayılarak belirtilen kira bedeli üzerinden belirlenen zarar kalemine hükmedilmiş isede, bu hesaplama yöntemi doğru değildir. Davacının günlük işlerinde özel ticari taksi veya mutad vasıtaları kullanması halinde ne kadar masrafı olabileceği konusunda bilirkişilerden alternatifli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy