MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ...... vdl. aleyhine 08/.../2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi .......ı'ndan gayrı davalılar vekilleri, duruşmasız olarakda davacı ile davalı ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
...- Davalılardan İçişleri Bakanlığı ile ilgili karara yönelik temyiz açısından;
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı polis memurlarının görevli olarak kavgaya müdale için geldiklerini, olay yerinde darp edip etkisiz hale getirdikten sonra, götürdükleri hastane ve polis merkezinde de darp ettiklerini belirterek manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... bir kamu tüzel kişisi olup; kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Somut olayda, davalı bakanlığa bağlı çalışan polis memurlarının görevleri gereği, kavgaya karışan davacıya müdahale ederken ve göz altına alındıktan sonra davacıyı darp ederek yaraladıkları iddia edilmiştir. Görevin gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın .../...-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece, davalılardan İçişleri Bakanlığı'na karşı açılan davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esasının çözümlenmesi usul ve yasaya mutlak aykırılık oluşturmaktır. Karar açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
...- Kamu görevlisi olan diğer davalılar ..., ..., ... ve ... ile ilgili karara yönelik temyiz açısından;
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K...., HGK 2011/...-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda, davalı polis memurları ..., ..., ... ve ...'un, davacının karıştığı kavga nedeniyle göz altına alınması ve sonrasındaki süreçte, görevlerini ifa ederken kasten usul ve yasaya aykırı hareket etmek suretiyle davacıyı darp ederek yaraladıkları iddia edildiğine göre Anayasanın 129/.... maddesi gereğince davalı kamu görevlileri hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağından kast ve kusur aranmaksızın bu davalılar hakkında husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilerek, yukarıda belirtilen davalılar hakkında davanın husumetten reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (...) nolu bentte gösterilen nedenle davalı ... yararına; (...) nolu bentte gösterilen nedenle davalı polis memurları ..., ..., ..., ... yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacı ve davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden İçişleri Bakanlığı'ndan gayri davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.