MAHKEMESİ: Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/05/2013
NUMARASI: 2011/71-2013/240
Davacı H.. K.. vekili Avukat tarafından, davalılar Maliye H.. H..si vd aleyhine 16/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili ve davalı E.. M.. temsilcisi tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız el koyma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl dava ve birleşen dava yönünden istem kısmen kabul edilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar, kendisine ait küçükbaş hayvanlara kaçakçılık iddiası ile kolluk güçlerince el konulduğunu ve yapılan ceza yargılaması sonucunda üzerine atılı suçtan beraatine ve yedieminde bulunan hayvanların kendisine iadesine karar verildiğini, buna rağmen iadenin gerçekleşmediğini ileri sürerek, bu süreçte mahrum kalınan kazancın davalılardan tazminini talep etmişlerdir.
Davalılar ise yediemine teslim edilen hayvanların iade edilmemesinde kusurları bulunmadığını, yedieminin malları iade etmediğini, ayrıca davanın zamanaşımı ve husumet yokluğundan reddini savunmuşlardır.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak kısmen kabul kararı verilmiştir.
Davaya konu olayda; asıl davada, davacıya ait 400 adet küçükbaş hayvana, birleşen davada ise 416 adet küçükbaş hayvana kaçak oldukları iddiası ile 16/05/1999'da tarihinde kolluk güçlerince el konulmuş ve yediemin olarak dava dışı A.. D..’e teslim edilmiştir. Mahkemece, el konulan hayvanların sahibine fiilen teslim edilip edilmediği, teslim konusunda davacıların müracaatı bulunup bulunmadığı; E.. M.. tarafından ceza mahkemesi kararı kesinleştikten sonra yediemin A.. D..'de bulunan koyunları teslimatını gerçekleştirmek üzere yedieminle birlikte Gümrük Müdürlüğü'ne başvurmaları gerektiğine dair davacılara ve yediemine tebliğ edilen 16/04/2003 tarihli yazı akibeti soruşturularak ve yediemin beyanı da alınarak etraflıca araştırılmalıdır. Hayvanların davacıya iade edilmediği anlaşıldığı takdirde, ceza dosyası keşif zaptı da dikkate alınarak el koyma tarihindeki değerleri asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı belirlenmeli ve davacıların zararı hesaplanmalıdır. Öte yandan, davacıların denetim sırasında el konulan hayvanlara ait menşe şehadetnamesini ibraz edememesi, ceza mahkemesi kararının 18/06/2001 tarihinde kesinleşmesine rağmen aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 16/02/2011 tarihinde eldeki bu davayı açması gibi davacılar kusurları birlikte değerlendirildiğinde zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK. 42, 43 ve 44 maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 10/11/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İş bu davada ilam zamanaşımı uygulanmayacağı düşüncesindeyim. Zira ilam zamanaşımı bir hakkının varlığını yargı kararıyla tescil ettiren kişinin bu ilamı işleme koyması yönünden uygulanır. Somut olayda bunun tam tersi bir vakıa söz konusudur. Davacı kendi kusuruyla el koymaya neden olmuştur. Yoksa davacı bir alacağını ilamla tespit için yargıya başvurmuş değildir. Şüphe davacı lehine yorumlanarak ceza mahkemesinde beraat etmiştir. Ceza mahkemesi kararının kesinleşme tarihiyle 1 yıllık süre işlemeye başlar.
Zamanaşımı gerçekte var olan bir alacağın sırf alacaklının alacağa karşı kayıtsız kalmasından dolayı isteme hakkını ortadan kaldıran bir hukuksal müessesedir. Dava dosyasındaki el koyma tarihi, ceza mahkemesi kararının sona gelmesi ve kesinleşmesi aşamaları dikkate alındığında bir takım olasılıklar nedeniyle davacı tarafça alacak iddiasında bulunulmamıştır. Bu olasılıklardan birisi hayatın olağan akışına aykırı olan ve genel yaşam deneyimlerine göre de olanaksız olan dava konusu ve ceza yargılaması konusu hayvan adedinin yediemin tarafından bakılamayacağı gerçeği, gerek adli makamlardan gerekse davacıdan bu hayvanların bakımı için bunca yıl boyunca hiç bakım masrafı istenmemesi gibi izler hayvanların davacı tarafa teslim edildiği gerçeğini çağrıştırır. Yedieminden veya yargı mercilerinden davacı tarafça bunca yıldır hayvanların iadesi yönünden bir talep olmaması da hayvanların davacı tarafa fiilen geçtiğini (devredildiğini) gösterir. Bu gerçeklik nedeniyle bunca zamandır hayvanların bedeli istenmemektedir. Davacı da bu nedenle bir zarar giderimi veya alacak peşinde değildir. Ve fiili gerçeklik karşısında alacak/tazminat hakkını kayıtsızlık yöntemiyle uyutmaktadır. Davalı H.. H.. de bu olgulara dayanarak süresi içinde zamanaşımı def'in de bulunabilir. Bu nedenle zamanaşımı def'inin esaslı bir şekilde değerlendirilip davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken yukarıdaki benimsemeye ve ilk derece mahkemesi kabulüne katılmamaktayım.10/11/2014